Sinem Kobal’ın platonik aşkları
Sinem Kobal, lise hayatı boyunca aşklarının hep platonik boyutta kaldığını söyledi.
“Ayakta Kal” adlı gençlik filminin başrol oyuncusu Sinem Kobal, lise hayatı boyunca aşklarının hep platonik boyutta kaldığını söyledi. Sinem Kobal, “Ben lise sona kadar çok haşarı bir öğrenciydim. Erkek gibiydim. Sadece okul dışından platonik aşklarım vardı. Daha çok ‘hoplayalım, zıplayalım, nereden kaçalım, nereyi kıralım’ gibi şeyler vardı aklımda” dedi.
Rol aldığınız “Ayakta Kal” filminden bahseder misiniz?
- Filmde Yasemin karakterini canlandırıyorum. Yasemin, zengin ailelerin çocuklarını gönderdiği bir lisede okuyor. Ailesinin maddi durumu çok iyi. Ama o çok duygusal bir karakter, maddiyata bakmadan gerçek arkadaşlıklar arıyor. Bunun üzerine Ali adlı karakterimizle karşılaşıyor. Yani Mehmet Aslan’ın canlandırdığı karakter. İmkansız bir aşk var aslında ortada. Zengin kız, fakir erkek ve bu ikisinin aileleriyle arkadaşlarıyla yaşadıkları çatışmaları söz konusu. Çok farklı iki kesim anlatılıyor. Biz filmi çekerken çok büyük bir keyif alıyoruz umarım izleyenler de bu keyfi alırlar.
Peki filmdeki okul hayatı sizin gerçek hayattaki okul hayatınızla bağdaşıyor mu?
- Okul hayatına dair birçok şeyi gösteriyoruz filmde. Aslında birçok çocuğun yaşadığı şeyler bunlar. Türkiye’de ilk defa bir gençlik dramı çekiliyor. Gerçeklere dayanan duygusal bir film. Öğrencilerin okullarda ya da aileleriyle nasıl problemler yaşadığı, fakir bir çocuğun, maddi durumu iyi olan çocukların gittiği liseye burslu olarak gittiğinde neler yaşayabileceği veya normal düzeydeki bir liseyle kolejde okuyanların arasındaki farkı işledik. Benim lise hayatım çok keyifli geçti. Yani zorluk yaşamadım. Ama filmde daha çok çatışmalar, kavga- dövüş var. Bunun yanında eğlenceli yanları da var filmin, sadece hüzünlü bir film değil yani. Ama insanlar eğlenirken, düşünecek kendilerinden bir parça bulacaklar filmde.
Filmin nasıl bir mesajı var?
- Filmin içinde çok saf ve doğal bir aşk hikayesi var. Bence insanlara izlerken en keyif veren bu olacak. Bunun dışında ailelerin çocuk psikolojisini anlaması adına iyi bir örnek olabilir film.
Biz bu türü Emrah ve Seren Serengil’den izledik daha önce, bu tarz bir film mi olacak?
- Hayır öyle değil. Bütün zengin kız fakir erkek, fakir kız zengin erkek hikayelerinin buluştuğu ortak nokta imkansızlıktır. Aslında imkansız dersiniz ama hikaye öyle bir gelişir ki, keyif alırsınız, “Bu olmalı” dersiniz. Bizim hikayemizde de öyle bir tat var ama söylediğiniz filmlere benzemiyor. Daha farklı, daha modernize edilmiş, günümüze daha uygun ve farklı şeyler hissettirecek bir film.
Senaristler rolleri iyi çözülemişler mi sizce, oyuncular arasında okuldan en yeni mezun sizsiniz sanırım?
- Evet en yenileri benim. İyi çözümlemişler. Zaten ben okuldan sonra sinema filminde rol almadım. Birçok proje geldi, iyilerdi ama ilk okuduğunuzda senaryo insana bir tat verir ya ben de bu filmin senaryosuyla ilgili aynı şeyi yaşadım. Adnan Güler çekiyor filmimizi ve onunla da ilk çalışmam. Ama gerçekten şanslıyım ki çok iyi bir yönetmen, çekerken de işin güzel bir şey olduğunu hissettiriyor film ve bu çalışırken size keyif veriyor. Bu yüzden de enerjisi olan bir iş olucağına eminim. Umarım insanlar beğeniecekler, benim içime gerçekten sindi.
Genç nesile baktığınız zaman aslında aşk onlar için çok fazla birşey ifade etmiyor…
- Evet aslında bunu da işliyoruz filmde. Bir yandan bu kadar güzel bir aşk hikayesini anlatırken bir yandan bu tezatlığı da anlatıyoruz. Çünkü aşkı çok fazla önemsemeyen, herşeyi maddiyata bağlamış çok insan var.
ÖĞRENCİLİĞİMDE PLATONİK AŞKLARIM VARDI
Siz öğrencilik döneminizde aşık oldunuz mu hiç?
- Ben lise sona kadar çok haşarı bir öğrenciydim. Erkek gibiydim, okuldan kimseyle bir flörtüm olmadı. Hepsi çok yakın arkadaşımdı ve bizim 15 kişilik bir grubumuz vardı. Hálá görüşüyoruz, herhalde flört olsaydı arkadaşlıklarımız bozulurdu. Çok deli aşklarım olmadı. Okuldan değil ama okul dışından platonik aşklarım oldu. İşte yan okul, karşı okul, komşu okuldan mesala. Ama okul içinde aşk yaşadığım biri olmamıştı. Daha çok “Hoplayalım, zıplayalım, nereden kaçalım, nereyi kıralım” gibi şeyler vardı aklımızda.
“Selena” yeni sezonda devam ediyor mu?
- Evet devam edecek 3. senesine gireceğiz. Çok keyifli bir iş. Selena’da çocukları çok önemli bir kitle olarak görüyorum. Onlara birşey beğendirmek gerçekten çok zor. Asla kandıramazsın zorla birşey izlettiremezsin. O yüzden onları kazanmak ve geleceğin seni biliyor olması bir şekilde kabul edip seviyor olması bence önemli birşey. Çocuklar hem zor hem önemli bir kitle. Bir de sevdikleri insandan vazgeçmiyorlar, ben bunu “Dadı” dizisinden sonra da yaşadım. Ya seviyorlar ya sevmiyorlar, dürüstler. Selena hem çocuklara hem ailelere yönelik. Çocukla beraber ailesi de izliyor.
Oyunculukta sınırlarınız var mı, bazı karakterleri oynamak istemiyorum dediniz…
- Hayır oynamak istiyorum. Ama herşeyi doğru zamanda yapmak istiyorum. Tabii zamanı geldiğinde 30 yaşında birini de oynayacağım. Şu anda oynadığım Yasemin rolü çok farklı diğer oynadığım lise karakterlerinden. Saçının rengini o yüzden değiştirdik. Farklı karakterler tabii insana zevk veriyor ama daha “Ben şunu yaparım, şunu yapmam” demek haddim değil.
Oyunculuğu hakkıyla yapıyorum
Genelde genç kız rollerinde oynuyorsunuz. “Selena” gibi… Bu tür roller sizi sıkıyor mu?
- 21 yaşındayım bu yüzden sıkılmıyorum. Kalkıp 27 yaşında birini oynamak çok itici geliyor bana. Bazı şeyleri tüketmemek lazım. Ben oyunculuğu gerçekten seviyorum ve hakkını vererek yapmaya çalışıyorum. Hemen hemen 8 yıldır bu işi yapıyorum ve hep yaşımın gerektirdiği rolleri oynadım. İlerleyen yaşlarda diğer rolleri zaten oynayacağım ama dönüp bir daha bu rolleri oynamak çok zor. 30 yaşında da öğrenciyi oynamam biraz tuhaf olur. n Basamak basamak mı ilerlemek istiyorsunuz?
- Evet koşmamak lazım.
Şu an evlilik konuşmuyoruz
Özel hayatınızda herşey olduğu gibi devam ediyor sanırım, bir gelişme var mı?
Yok aynı. Bu konuda çok fazla konuşmuyorum ama biliniyor.
Davetlere hep tek katılıyosunuz, bunun nedeni nedir?
- Özel hayat gerçekten özel kalmalı. Tek katılmam da benim tercihim. Kimsenin de çok merak ettiğini düşünmüyorum.
Evlilik konusu gündemde mi peki?
- Hayır, bu konuda konuşmadık.
Sinem Kobal Fotoğrafları :
19 Ağustos 2008, 23:50 tarihinde.
harıkasın sinem abla senin hayranınım arkadaşımla birlikte
27 Ağustos 2008, 13:57 tarihinde.
sinem ablayı ve mehmet abiyi çok seviyorum ikiside harika bir oyuncu benim annem dans edemez yarışmasında sinem kobal ve mehmeh aslan olmasa asla izlemezdim ama programıda sinem kobal ve mehmet aslan güzelleştiriyo onlar olmsa izlemem sizi çok seviyorum inşallah sizi hep tv de görürüz ayakta kal filmine de vizyona gidecem başarılarınızın devamını diliyorum
03 Eylül 2008, 15:13 tarihinde.
mrhb sinem abla gene ben ben siz biribirini ze çok yakışıyosunuz ama daha geçliğin tadını çıkar hemen ewlen me bence ama gene sen bilirisin
hoşçakal ve unutma hayranların her zaman yanında
10 Eylül 2008, 22:37 tarihinde.
seni cok seviyorum sinemm abla bana cevap yaz
10 Eylül 2008, 22:38 tarihinde.
seni gercekten ama gercekten cok seviyorum hem sen varya sinem abla cok güzelsin bunu biliyormusun cnım selene ablam
23 Eylül 2008, 14:27 tarihinde.
pınar ve esin seni çok seviyo hemen açılmasını istiyoruz
02 Ekim 2008, 10:58 tarihinde.
slm sinem abla ben 16 yasındayım adım dilek cok güzelsin selena rolü sana cok uymus devam ettir bence seni cok seviyorum bybyby kib cnm öptüm
14 Ekim 2008, 20:59 tarihinde.
merhaba sinem abla nasılsın msn ni verirmisin
28 Ekim 2008, 17:46 tarihinde.
sinem kobal seni cok seviyorum cok basarılısın
08 Kasım 2008, 10:13 tarihinde.
cooooooooook birisinseksibirisiniz
23 Aralık 2008, 19:42 tarihinde.
sinem seni çok seviyorum çok güzelsin çok basarılısın ayrıca gs lisin seni çooooooooooookkkkkkkk seviyorum ben ulus ta oturuyorum ya sen güzel kız görsmek üzere
06 Ocak 2009, 15:47 tarihinde.
aşkımmmmmmmmmmmmmmmmmmm
08 Ocak 2009, 20:56 tarihinde.
merhaba ben hayranlarından biri ve umutsuz olarak sana aşık oldum senin o güzelmi güzel yüzün hiç üzülmesin üzenlerede allah akıl versin